Ana içeriğe atla

Sakarya’da, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler için anma etkinliği düzenlendi.

17 Ağustos Marmara Depremi anma etkinliklerinde konuşan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, 1997 yılı öncesi yapılan binaların olası bir depremde yıkılma riskinin fazla olduğuna vurgu yaparak bina sahiplerini duyarlı olmaya çağırdı. Öğrencileri de uyaran Rektör, kiralama yapmadan önce bina sağlamlık raporu istemelerini önerdi.

Etkinliğe, Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, Belediye Başkanları, kurum ve kuruluşların müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesince Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen etkinlik öncesi İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce (AFAD), Çark Caddesi’nde deprem farkındalığı yürüyüşü gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim okunması ile başlayan programda sivil toplum kuruluşlarının sergileri bilgilendirme, sinevizyon gösterileri yapıldı. Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce SUBÜ’nün açtığı stantı ziyaret ederek bilgi aldı.

17 Ağustos Depreminin 20'nci yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinliğinde, felaketin yaşandığı saat olan 03.02'de 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda sirenler çalındı. Daha sonra saygı duruşunda bulunulup, depremde yaşamını yitirenler için dua edildi.

 “ALINABİLECEK HER TEDBİRİ MUTLAKA DÜŞÜNMEMİZ LAZIM”

Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir yaptığı konuşmada, “Her şehrin bir hafızası var, şehirlerde insanlar gibi o hafızalarında acı, tatlı anılarını muhafaza ediyorlar. Sakarya’mızda da yaşanan depremlerin her biri o şehir hafızasında acı hatıra olarak kaldı. Alınması gereken dersler, yapılması gereken yerler yapılmış, tedbirler oluşturulmuşsa biz bunlardan dersi almışız demektir, yoksa aynı şeyleri tekrar tekrar yaşayacağız demektir. Eğer biz ders almıyorsak tarihteki olaylar tekerrür edecek şekilde tekrar tekrar yaşamak zorunda kalacağız demektir. Bunlardan ders alarak, geleceğe daha iyi hazırlanıp insanımız için daha güzelini yapma gayreti içerisinde olmalıyız” dedi.

“DEPREM ÖLDÜRMEZ, BİNA ÖLDÜRÜR”

O gecenin acısını hala taşıdığını belirten Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, “Binlerce vatandaşımızı kaybettiğimiz 17 Ağustos Depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. Kaybettiklerimizin hüznünü yüreğimizde hissediyoruz. O gecenin acısını hala en derinden taşıyorum, çünkü o dönem bende Erenler Belediye Başkanı idim ve benim de evim yıkıldı. Bunun bir daha yaşanmaması için var gücümüzle çalışmalıyız. Yaraları sararız. Ama hedefimiz yara sarmak değil, yaralanmamak olmalı. Deprem öldürmez, bina öldürür. 20 yıldır aynı acıları yaşamamak için birçok tedbir alındı. Alınmaya devam ediyor. Belediyemizin de bu konuda çalışmaları mevcut” diye konuştu.

“DEPREME KARŞI TÜM TEDBİRLERİ ALMAMIZ VE HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLAMAMIZ GEREKİYOR”

Adapazarı ve civarının zemin yapısı dikkate alındığında Marmara bölgesinde olabilecek şiddetli bir depremin Sakarya’yı da etkileyeceğini belirten SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, “Tüm bu gerçeklerle yüzleşerek Sakarya için depreme karşı tüm tedbirleri almamız ve hazırlıklarımızı tamamlamamız gerekiyor. 1999 Marmara Depremine maruz kalan yapı stokunun hemen hemen tamamı 1997 Deprem Yönetmeliği öncesi inşa edilen yapılardır. Bu yapıların bir kısmı yıkılmış, geri kalanları da yıkılan binalarla benzer özelliklere sahiptir. 1997 öncesi yapılan binaların geneline yakının temellerinin yüzeysel (yüzeye yakın) temeller olması nedeniyle yumuşak zeminler üzerinde inşa edilmiş olan 4-5-6 katlı yapıların bir bütün olarak devrilme tehlikesi de bulunmaktadır. 1999 Marmara Depremini yaşamış olan bu binaların yeni bir depremi daha kötü koşullarda karşılayacağı unutulmamalıdır. Depremi yaşamış 4-5 ve 6 katlı olan ve ayrıca sıvılaşabilir zeminler üzerinde inşa edilmiş binaların acil statüsünde incelenmesi ve gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir” dedi.

“ŞEHRİMİZ İÇİN YATAY MİMARİYİ ÖNERİYORUZ”

Rektör Mehmet Sarıbıyık ayrıca yatay mimarinin önemini ve hasarlı binalardan sağlamlık raporu alınmasını da vurgulayarak “Mühendislik açısından her türlü zemin üzerine depreme güvenli yapılar yapılabilir. Özellikle bodrum katlı, derin kazıklı temel veya temel yalıtım sistemleri kullanılarak bu problem güvenle aşılabilir. Evet, bu uygulamalar oldukça pahalı uygulamalardır. Unutulmamalıdır ki, deprem sonrası can ve mal güvenliğini sağlamak, deprem öncesine göre çok daha zor ve maliyetlidir. Özellikle alüvyon zeminler üzerinde bulunan çok katlı yapıların depremde aşırı zorlanacağı açıktır. Bu durum ve Sakarya’nın yaşadığı deprem tecrübeleri dikkate alındığında daha güvenli olan ve insan fıtratına da daha uygun olan yatay mimarinin önemini ortaya çıkmaktadır. Bunun için özellikle şehrimiz için yatay mimariyi öneriyoruz” diye konuştu.

“VATANDAŞLARIMIZIN BİNA SAĞLAMLIK RAPORUNU İSTEMELERİNİ TAVSİYE EDİYORUM”

Deprem yönetmeliklerine uymayan binaların en hızlı şekilde kararlılıkla elden geçirilmesi ve depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, “İnsani ve ahlaki değerlerden vazgeçmeden ‘oturmuyorum bari kiraya vereyim’ zihniyetinden kurtulmalıyız. 1999 Marmara depremi öncesinde yapılan binalarda oturacak vatandaşlarımızın ve özellikle de öğrencilerimizin deprem öncesi inşa edilen yurt ve evler için mutlaka sağlamlık raporunu istemelerini tavsiye ediyorum. Bununla birlikte, deprem hazırlık çalışmalarında toplumun her kesimine önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlerin, özel kurumların, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın, üniversitelerin ve bireylerin görev ve sorumlulukları bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Resimler